Asperger Sendromu: Farklı Bir Dünyayı Anlamak
Asperger Sendromu, kişinin dünyayı algılama, insanlarla iletişim kurma ve sosyal ilişkileri yorumlama biçiminin diğer insanlardan farklı olabildiği bir nörogelişimsel durumdur. Günümüzde “Asperger Sendromu” ifadesi günlük kullanımda hâlâ yaygın olsa da, çağdaş tanı sistemlerinde Asperger ayrı bir tanı olarak ele alınmamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün ICD-11 sınıflandırmasında bu özellikler otizm spektrum bozukluğu başlığı altında değerlendirilmektedir.
Ancak Asperger kavramı, özellikle daha önce tanı almış bireyleri ve onların ailelerini anlamak açısından hâlâ önemlidir. Bu nedenle Asperger Sendromu hakkında konuşurken asıl hedef, bir etiketten çok farklı bir zihinsel işleyiş biçimini anlamaktır.
Asperger Sendromu Nedir?
Asperger olarak adlandırılan özelliklerde kişi çoğu zaman konuşma ve bilişsel gelişim açısından belirgin bir gecikme yaşamayabilir. Buna karşılık sosyal iletişim, karşılıklı etkileşim, esneklik ve sosyal ipuçlarını yorumlama alanlarında güçlükler görülebilir.
Bir kişinin bakışından ne hissettiğini anlamak, ima edilen bir sözün gerçek anlamını kavramak, sohbeti karşılıklı biçimde sürdürmek veya değişen planlara kolayca uyum sağlamak zorlayıcı olabilir. Dünya Sağlık Örgütü, otizm spektrumunda sosyal iletişim ve etkileşimde güçlüklerin yanı sıra sınırlı veya tekrarlayıcı ilgi ve davranış örüntülerinin görülebileceğini belirtmektedir.
Bu özelliklerin her bireyde aynı şekilde görülmediğini özellikle vurgulamak gerekir. Otizm spektrumu geniş bir çeşitlilik gösterir; bireylerin güçlü yönleri, ihtiyaçları ve destek gereksinimleri birbirinden farklı olabilir.
Asperger Sendromunun Belirtileri Nelerdir?
Asperger ile ilişkilendirilen özellikler genellikle sosyal iletişim, davranış biçimleri, ilgi alanları ve duyusal hassasiyetler çevresinde ortaya çıkar.
Bazı kişiler sosyal sohbet başlatmakta veya sürdürmekte zorlanabilir. Jest, mimik, ses tonu ve beden dili gibi sözsüz iletişim unsurlarını anlamlandırmakta güçlük yaşayabilirler. Bazıları ise çok ayrıntılı konuşabilir, belirli konulara yoğun ilgi gösterebilir ve o konu hakkında uzun süre araştırma yapabilir.
Değişiklikler de önemli bir başka alan olabilir. Günlük rutinin bozulması, beklenmedik bir plan değişikliği veya alışılmış düzenin dışında gelişen olaylar yoğun stres yaratabilir. Bazı bireylerde ses, ışık, koku, dokunma veya kalabalık gibi duyusal uyaranlara karşı farklı tepkiler görülebilir.
Aspergerli Bireylerin Güçlü Yönleri
Asperger hakkında konuşurken yalnızca zorluklardan söz etmek doğru değildir. Çünkü farklılık, beraberinde önemli güçlü yönler de getirebilir.
Bazı bireylerde belirli bir konuya yoğunlaşma, ayrıntıları fark etme, sistematik düşünme, güçlü hafıza, belirli alanlarda derin bilgi geliştirme ve özgün problem çözme becerileri dikkat çekebilir.
Örneğin astronomiye ilgi duyan bir çocuk gezegenler hakkında arkadaşlarından çok daha ayrıntılı bilgi sahibi olabilir. Bilgisayara ilgi duyan başka bir çocuk programların çalışma mantığını yaşıtlarından çok daha erken kavrayabilir.
Burada önemli olan, çocuğu yalnızca “normalleşmesi gereken” bir birey olarak görmek yerine, güçlü yönlerini keşfetmek ve geliştirmek olmalıdır.
Asperger Sendromlu Çocuklar Okulda Nasıl Desteklenebilir?
Okul hayatı, sosyal kuralların yoğun olduğu bir ortam olduğu için Asperger özellikleri gösteren çocuklar açısından zaman zaman zorlayıcı olabilir.
Öğretmenler açık, anlaşılır ve doğrudan bir iletişim kullanabilir. Mecazlı veya çok dolaylı ifadeler yerine ne beklendiğinin net biçimde açıklanması çocuğun kendisini daha güvende hissetmesine yardımcı olabilir.
Günlük planın önceden paylaşılması, değişikliklerin mümkün olduğunca önceden haber verilmesi ve yönergelerin küçük adımlara ayrılması da yararlı olabilir.
Çocuğun sınıf arkadaşları tarafından dışlanmasını önlemek de en az akademik destek kadar önemlidir. Alay edilme, yalnızlaştırılma ve akran zorbalığı, çocuğun okul deneyimini ciddi biçimde olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle okulun yalnızca öğretim yapan değil, aynı zamanda güvenli ve kapsayıcı bir sosyal ortam sunan bir yapı olması gerekir.
Asperger Sendromu ve Sosyal İlişkiler
Asperger özellikleri gösteren bir kişi arkadaşlık istemiyor anlamına gelmez. Tam tersine, birçok birey güçlü arkadaşlıklar kurmayı ve sosyal ilişkiler yaşamayı isteyebilir; ancak bunu gerçekleştirmek için diğer insanlardan farklı yöntemlere ihtiyaç duyabilir.
Örneğin bir çocuk arkadaşının üzgün olduğunu fark etmeyebilir. Bu durum onun umursamadığı anlamına gelmez. Bazen yalnızca karşısındaki kişinin duygusunu anlamlandırmak için daha açık ipuçlarına ihtiyaç duyabilir.
Bu nedenle “Neden anlamıyor?” sorusu yerine “Bunu anlamasına nasıl yardımcı olabiliriz?” sorusunun sorulması çok daha yapıcıdır.
Asperger Sendromunda Tanı Nasıl Konur?
Otizm spektrumuyla ilişkili değerlendirmeler yalnızca tek bir belirtiye bakılarak yapılmaz. Uzmanlar gelişim öyküsünü, sosyal iletişimi, davranış örüntülerini ve bireyin günlük yaşamındaki işlevselliğini birlikte değerlendirir. Dünya Sağlık Örgütü de doğru değerlendirmenin uygun destek ve hizmetlere ulaşmanın önemli bir parçası olduğunu belirtmektedir.
Bu nedenle internette bulunan belirti listeleri kişinin kendi kendine tanı koyması için kullanılmamalıdır. Bir çocukta veya yetişkinde Asperger ya da otizm spektrumu açısından şüphe bulunuyorsa çocuk ve ergen psikiyatrisi, psikiyatri, klinik psikoloji veya ilgili uzmanlık alanlarından profesyonel değerlendirme alınmalıdır.
Asperger Sendromuna Yaklaşım Nasıl Olmalı?
Asperger hakkında en önemli değişim, bakış açımızda başlamalıdır.
Farklı konuşan, farklı düşünen veya sosyal kuralları farklı biçimde algılayan bir kişiyi hemen “problemli” olarak tanımlamak yerine, onun dünyayı nasıl deneyimlediğini anlamaya çalışmak gerekir.
Ailelerin, öğretmenlerin ve toplumun temel amacı kişiyi değiştirmek değil; onun iletişim kurmasını, öğrenmesini, bağımsızlaşmasını ve toplum içinde kendine ait bir yer oluşturmasını desteklemek olmalıdır.
Otizm spektrumunda ihtiyaçlar kişiden kişiye değişebilir ve yaşam boyunca farklılaşabilir. Bu nedenle destek yaklaşımının da bireyselleştirilmesi gerekir.
Farklı Bir Dünya, Farklı Bir Bakış
“Asperger Sendromu: Farklı Bir Dünyayı Anlamak” yalnızca bir hastalık veya tanı hakkında bilgi verme çabası değildir. Aynı zamanda farklılıklarla birlikte yaşamayı öğrenme çağrısıdır.
Çünkü bazı insanlar dünyayı bizim baktığımız pencereden görmez. Sesleri daha farklı duyabilir, ayrıntıları daha fazla fark edebilir, sosyal işaretleri başka biçimde yorumlayabilir veya belirli bir konuya olağanüstü bir ilgi gösterebilir.
Onları anlamak, dünyayı biraz daha geniş bir pencereden görmeyi öğrenmektir.
Asıl mesele “Neden bizim gibi değil?” sorusu değildir.
Asıl soru şudur:
“Onun dünyasını anlayabilmek için biz nasıl bir adım atabiliriz?”
Bu bakış açısı; aile, okul ve toplum açısından daha kapsayıcı, daha anlayışlı ve daha insan merkezli bir yaklaşımın temelini oluşturabilir.
Not: Bu yazı bilgilendirme amacı taşır ve tanı veya tedavi yerine geçmez. Otizm spektrumu ile ilgili değerlendirme gerektiğinde yetkin bir sağlık uzmanına başvurulmalıdır.
