Hz. Meryem: Kur’an’a Göre Bir İffet, İman ve Direniş Portresi
Hz. Meryem’in hayatı, Kur’an-ı Kerim’de anlatılan en derin, en zarif ve en sarsıcı kadın kıssalarından biridir. O, yalnızca bir peygamber annesi değil; bizzat Allah tarafından seçilmiş, arındırılmış ve bütün insanlığa örnek gösterilmiş bir şahsiyettir. Kur’an’da adı açıkça geçen ve adına bir sûre tahsis edilen tek kadındır. Bu yönüyle Hz. Meryem, özellikle günümüz genç kızları için sessiz ama güçlü bir direnişin, iffetli bir duruşun ve sarsılmaz bir teslimiyetin sembolüdür.
Kur’an’da Seçilmiş Bir Kadın: İlahi Tercihin Hikmeti
Kur’an, Hz. Meryem’i sıradan bir tarih figürü olarak değil, doğrudan ilahi bir hitabın muhatabı olarak takdim eder. Âl-i İmrân Suresi’nde melekler ona şöyle seslenir: “Ey Meryem! Allah seni seçti, tertemiz kıldı ve seni âlemlerin kadınlarına üstün kıldı.” Bu ifade, onun seçilmişliğinin yalnızca soyla değil; iman, edep ve istikrarla ilgili olduğunu gösterir.
Meryem, daha çocuk yaşta annesi tarafından Allah’a adanmıştı. Onun mabedde büyümesi, dünyevi ihtiraslardan uzak bir iç dünya inşa etmesine vesile oldu. Kur’an’da anlatılan bu mabed hayatı, günümüz gençlerine şu hakikati fısıldar: İnsan, kalbini nereye yerleştirirse, kaderi oradan şekillenir.
Mihrabda Büyüyen Bir Ruh: İffetin Sessiz İnşası
Hz. Meryem’in mihrabda geçirdiği yıllar, sadece fiziki bir mekânı değil; bir ahlâk iklimini temsil eder. O, gözlerden uzak ama Allah’a yakın bir hayat yaşadı. Bu yönüyle Meryem, görünür olmayı değil; değerli olmayı seçti. Bugünün “görünürlük” çağında genç kızlar için bu tavır başlı başına bir meydan okumadır.
Kur’an’ın anlattığı Meryem, kendisini koruyan, sınırlarını bilen, bedenini değil ruhunu merkeze alan bir şahsiyettir. İffet onun için sadece bir ahlâk ilkesi değil; varoluş biçimidir.
İlahi İmtihan: Suçlanmak ve Susmak
Hz. Meryem’in hayatındaki en ağır imtihan, Hz. İsa’ya mucizevi bir şekilde hamile kalmasıdır. Bu durum, onun iffetini sorgulayan bakışlara, dillere ve ithamlara maruz kalmasına sebep oldu. Kur’an, bu anı dramatik ama son derece onurlu bir dille aktarır. Meryem konuşmaz; susar. Çünkü onun savunmasını Allah üstlenmiştir.
Bu sahne, günümüz genç kızları için çok güçlü bir mesaj taşır: Her zaman kendini savunmak zorunda değilsin. Hakikat bazen suskunluğun arkasından konuşur. Sabır, zayıflık değil; Allah’a duyulan derin güvendir.
Anne Olmak: Kutsal Bir Sorumluluk
Hz. Meryem, yalnızca iffetli bir kadın değil; aynı zamanda bir peygamber annesidir. O, tek başına bir çocuğu büyütmenin hem fizikî hem psikolojik yükünü taşımıştır. Kur’an’da Meryem’in anneliği; fedakârlık, metanet ve tevekkül kavramlarıyla iç içe sunulur. Bu yönüyle Meryem, anneliği romantize eden değil; onu sorumlulukla yücelten bir örnektir.
Günümüz Genç Kızları İçin Hz. Meryem’in Mesajı
Hz. Meryem’in hayatı, modern dünyanın dayattığı kimlik krizlerine karşı güçlü bir cevap sunar. O, değerini beğenilerden değil; Rabbin rızasından alan bir kadındır. Bedenini bir vitrin, ruhunu bir meta hâline getirmemiştir. Onun sessizliği pasiflik değil; bilinçli bir duruştur.
Bugün genç kızlara şunu söyler Hz. Meryem:
İffet seni geriye götürmez, derinleştirir. Sabır seni silikleştirmez, olgunlaştırır. Allah’a güvenmek seni yalnız bırakmaz, ayakta tutar.
Sonuç: Meryem Bir İsim Değil, Bir Ölçüdür
Hz. Meryem, Kur’an’da anlatılan bir kadın olmanın ötesinde; çağlar üstü bir ahlâk ölçüsüdür. O, gürültüsüz bir direnişin, zarif bir imanın ve vakur bir teslimiyetin adıdır. Günümüz genç kızları için onun hayatı şunu öğretir: Güçlü olmak için sert olmaya gerek yoktur. Temiz kalmak, bu çağda en büyük devrimdir.
Hz. Meryem, susarak konuşan; geri çekilerek iz bırakan; yalnız kalarak Allah’a yaklaşan bir kuldur. Ve Kur’an, onu bu yüzden anlatır.
